TÜRK BORÇLAR KANUNU
KANUN NO : 6098
Kabul Tarihi : 11.01.2011
RGT : 04.02.2011
RG NO : 27836
BİRİNCİ KISIM: Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM: Borç İlişkisinin Kaynakları
BİRİNCİ AYIRIM: Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri
A. Sözleşmenin kurulması
I. İrade açıklaması
1. Genel olarak MADDE 1
2. İkinci derecedeki noktalar MADDE 2
II. Öneri ve kabul
1. Süreli öneri MADDE 3
2. Süresiz öneri
a. Hazır olanlar arasında MADDE 4
b. Hazır olmayanlar arasında MADDE 5
3. Örtülü kabul MADDE 6
4. Ismarlanmayan şeyin gönderilmesi MADDE 7
5. Bağlayıcı olmayan öneri ve herkese açık öneri MADDE 8
6. İlan yoluyla ödül sözü verme MADDE 9
7. Önerinin ve kabulün geri alınması MADDE 10
III. Hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmenin hüküm anı MADDE 11
B. Sözleşmelerin şekli
I. Genel kural MADDE 12
II. Yazılı şekil
1. Yasal şekil
a. Kapsamı MADDE 13
b. Unsurları MADDE 14
c. İmza MADDE 15
d. İmza yerine geçen işaretler MADDE 16
2. İradi şekil MADDE 17
C. Borç tanıması MADDE 18
D. Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler MADDE 19
E. Genel işlem koşulları
I. Genel olarak MADDE 20
II. Kapsamı
1. Yazılmamış sayılma MADDE 21
2. Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi MADDE 22
III. Yorumlanması MADDE 23
IV. Değiştirme yasağı MADDE 24
V. İçerik denetimi MADDE 25
F. Sözleşmenin içeriği
I. Sözleşme özgürlüğü MADDE 26
II. Kesin hükümsüzlük MADDE 27
III. Aşırı yararlanma MADDE 28
IV. Önsözleşme MADDE 29
G. İrade bozuklukları
I. Yanılma
1. Yanılmanın hükümleri MADDE 30
2. Yanılma halleri
a. Açıklamada yanılma MADDE 31
b. Saikte yanılma MADDE 32
c. İletmede yanılma MADDE 33
3. Yanılmada dürüstlük kuralları MADDE 34
4. Yanılmada kusur MADDE 35
II. Aldatma MADDE 36
III. Korkutma
1. Hükmü MADDE 37
2. Koşulları MADDE 38
IV. İrade bozukluğunun giderilmesi MADDE 39
H. Temsil
I. Yetkili temsil
1. Genel olarak
a. Temsilin hükmü MADDE 40
b. Temsil yetkisinin içeriği ve derecesi MADDE 41
2. Hukuki işlemden doğan yetki
a. Yetkinin sınırlanması ve geri alınması MADDE 42
b. Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar MADDE 43
c. Yetki belgesinin geri verilmesi MADDE 44
d. Yetkinin sona erdiğinin ileri sürülememesi MADDE 45
II. Yetkisiz temsil
1. Onama halinde MADDE 46
2. Onamama halinde MADDE 47
III. Saklı hükümler MADDE 48
İKİNCİ AYIRIM: Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri
A. Sorumluluk
I. Genel olarak MADDE 49
II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50
III. Tazminat
1. Belirlenmesi MADDE 51
2. İndirilmesi MADDE 52
IV. Özel durumlar
1. Ölüm ve bedensel zarar
a. Ölüm MADDE 53
b. Bedensel zarar MADDE 54
c. Belirlenmesi MADDE 55
d. Manevi Tazminat MADDE 56
2. Haksız rekabet MADDE 57
3. Kişilik hakkının zedelenmesi MADDE 58
4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı MADDE 59
V. Sorumluluk sebeplerinin çokluğu
1. Sebeplerin yarışması MADDE 60
2. Müteselsil sorumluluk
a. Dış ilişkide MADDE 61
b. İç ilişkide MADDE 62
VI. Hukuka aykırılığı kaldıran haller
1. Genel olarak MADDE 63
2. Sorumluluk MADDE 64
B. Kusursuz sorumluluk
I. Hakkaniyet sorumluluğu MADDE 65
II. Özen sorumluluğu
1. Adam çalıştıranın sorumluluğu MADDE 66
2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu
a. Giderim yükümlülüğü MADDE 67
b. Alıkoyma hakkı MADDE 68
3. Yapı malikinin sorumluluğu
a. Giderim yükümlülüğü MADDE 69
b. Zarar tehlikesini önleme MADDE 70
III. Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme MADDE 71
C. Zamanaşımı
I. Kural MADDE 72
II. Rücu isteminde MADDE 73
D. Yargılama
I. Ceza hukuku ile ilişkisinde MADDE 74
II. Tazminat hükmünün değiştirilmesi MADDE 75
III. Geçici ödemeler MADDE 76
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri
A. Koşulları
I. Genel olarak MADDE 77
II. Borçlanılmamış edimin ifası MADDE 78
B. Geri vermenin kapsamı
I. Zenginleşenin yükümlülüğü MADDE 79
II. Giderleri isteme hakkı MADDE 80
C. Geri istenememe MADDE 81
D. Zamanaşımı MADDE 82
İKİNCİ BÖLÜM: Borç İlişkisinin Hükümleri
BİRİNCİ AYIRIM: Borçların İfası
A. Genel olarak
I. Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması MADDE 83
II. İfanın konusu
1. Kısmen ifa MADDE 84
2. Bölünemeyen borç MADDE 85
3. Çeşit borcu MADDE 86
4. Seçimlik borç MADDE 87
5. Faiz MADDE 88
B. İfa yeri MADDE 89
C. İfa zamanı
I. Süreye bağlanmamış borç MADDE 90
II. Süreye bağlı borç
1. Aya ilişkin sürelerde vade MADDE 91
2. Diğer sürelerde vade MADDE 92
3. Tatil günleri MADDE 93
III. İş saatlerinde ifa MADDE 94
IV. Sürenin uzatılması MADDE 95
V. Erken ifa MADDE 96
VI. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde
1. İfada sıra MADDE 97
2. İfa güçsüzlüğü MADDE 98
D. Ödeme
I. Ülke parası ile MADDE 99
II. Mahsup
1. Kısmen ödemede MADDE 100
2. Birden çok borçta
a. Borçlu ve alacaklının bildirimine göre MADDE 101
b. Kanuna göre MADDE 102
III. Makbuz ve senetlerin geri verilmesi
1. Borçlunun hakkı MADDE 103
2. Hükümleri MADDE 104
3. Senedin geri verilememesi MADDE 105
E. Alacaklının temerrüdü
I. Koşulları MADDE 106
II. Hükümleri
1. Bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde
a. Tevdi hakkı MADDE 107
b. Satma hakkı MADDE 108
c. Tevdi konusunu geri alma MADDE 109
2. Diğer edimlerde MADDE 110
F. Diğer ifa engelleri MADDE 111
İKİNCİ AYIRIM: Borçların İfa Edilmemesinin Sonuçları
A. Borcun ifa edilmemesi
I. Giderim borcu
1. Genel olarak MADDE 112
2. Yapma ve yapmama borçlarında MADDE 113
II. Sorumluluğun ve giderim borcunun kapsamı
1. Genel olarak MADDE 114
2. Sorumsuzluk anlaşması MADDE 115
3. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk MADDE 116
B. Borçlunun temerrüdü
I. Koşulları MADDE 117
II. Hükümleri
1. Genel olarak
a. Gecikme tazminatı MADDE 118
b. Beklenmedik halden sorumluluk MADDE 119
2. Temerrüt faizi
a. Genel olarak MADDE 120
b. Faizlerde, iratlarda ve
bağışlamada temerrüt faizi MADDE 121
3. Aşkın zarar MADDE 122
4. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde
a. Süre verilmesi MADDE 123
b. Süre verilmesini gerektirmeyen
durumlar MADDE 124
c. Seçimlik haklar MADDE 125
d. Sürekli edimli sözleşmelerde MADDE 126
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Borç İlişkilerinin Üçüncü Kişilere Etkisi
A. Alacaklıya halef olma MADDE 127
B. Üçüncü kişinin fiilini üstlenme MADDE 128
C. Üçüncü kişi yararına sözleşme
I. Genel olarak MADDE 129
II. Sorumluluk sigortalarında MADDE 130
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı
BİRİNCİ AYIRIM: Sona Erme Halleri
A. Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi
MADDE 131 - Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.
Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.
B. İbra
MADDE 132 - Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.
C. Yenileme
I. Genel olarak
MADDE 133 - Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur.
Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.
II. Cari hesaplarda
MADDE 134 - Çeşitli kalemlerin bir cari hesaba sadece kaydedilmiş olması, borcun yenilenmiş olduğu anlamına gelmez.
Ancak, hesabın kesilmiş ve hesap sonucu diğer tarafça kabul edilmiş olması durumunda, borç yenilenmiş olur.
Kalemlerden birinin güvencesi varsa, aksi kararlaştırılmadıkça, hesap kesilip sonucun kabul edilmiş olması, güvenceyi sona erdirmez.
D. Birleşme
MADDE 135 - Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer. Ancak, üçüncü kişilerin alacak üzerinde önceden mevcut olan hakları birleşmeden etkilenmez.
Birleşme geçmişe etkili olarak ortadan kalkarsa, borç varlığını sürdürür.
Taşınmaz rehni ve kıymetli evraka ilişkin özel hükümler saklıdır.
E. İfa imkansızlığı
I. Genel olarak
MADDE 136 - Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkansızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.
Borçlu ifanın imkansızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
II. Kısmi ifa imkansızlığı
MADDE 137 - Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkansızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkansızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkansızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkansızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkansızlık hükümleri uygulanır.
III. Aşırı ifa güçlüğü
MADDE 138 - Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.
Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.
F. Takas
I. Koşulları
1. Genel olarak
MADDE 139 - İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.
2. Kefalet halinde
MADDE 140 - Asıl borçlunun takası ileri sürme hakkı bulundukça, kefili de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabilir.
3. Üçüncü kişi yararına sözleşme halinde
MADDE 141 - Üçüncü kişi yararına borçlanan kişi, bu borcu ile sözleşmenin diğer tarafından olan alacağını takas edemez.
4. Borçlunun iflası halinde
MADDE 142 - Borçlunun iflası halinde alacaklılar, muaccel olmasalar bile, alacaklarını, müflise olan borçları ile takas edebilirler.
II. Hükümleri
MADDE 143 - Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer.
Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklıdır.
III. Alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar
MADDE 144 - Aşağıdaki alacaklar takas haklarının doğumundan sonra, ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebilir:
1. Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
2. Haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
3. Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği, doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.
IV. Takastan feragat
MADDE 145 - Borçlu, takas hakkından önceden de feragat edebilir.
İKİNCİ AYIRIM: Zamanaşımı
A. Süreler
I. On yıllık zamanaşımı
MADDE 146 - Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
II. Beş yıllık zamanaşımı
MADDE 147 - Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:
1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.
2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.
3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.
4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.
5. Vekalet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.
6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
III. Sürelerin kesinliği
MADDE 148 - Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.
IV. Zamanaşımının başlangıcı
1. Genel olarak
MADDE 149 - Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.
Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.
2. Dönemsel edimlerde
MADDE 150 - Ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar.
Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.
V. Sürelerin hesaplanması
MADDE 151 - Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur.
Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.
B. Bağlı alacaklarda zamanaşımı
MADDE 152 - Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.
C. Zamanaşımının durması
MADDE 153 - Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:
1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
2. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.
3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.
4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkanının bulunmadığı sürece.
7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.
Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.
D. Zamanaşımının kesilmesi
I. Sebepleri
MADDE 154 - Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.
II. Birlikte borçlulara etkisi
MADDE 155 - Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.
Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur.
Zamanaşımı kefile karşı kesilince, asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.
III. Yeni sürenin başlaması
1. Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması halinde
MADDE 156 - Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.
Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.
2. Alacaklının fiili halinde
MADDE 157 - Bir dava veya def'i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımı, iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkanının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar.
E. Davanın reddinde ek süre
MADDE 158 - Dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.
F. Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta
MADDE 159 - Alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının, hakkını rehinden alma yetkisi devam eder.
G. Zamanaşımından feragat
MADDE 160 - Zamanaşımından önceden feragat edilemez.
Müteselsil borçlulardan birinin feragat etmiş olması, diğerlerine karşı ileri sürülemez.
Bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması durumunda da aynı hüküm uygulanır.
Asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.
H. İleri sürülmesi
MADDE 161 - Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: Borç İlişkilerinde Özel Durumlar
BİRİNCİ AYIRIM: Teselsül
A. Müteselsil borçluluk
I. Doğuşu
MADDE 162 - Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.
Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.
II. Dış ilişki
1. Hükümleri
a. Borçluların sorumluluğu
MADDE 163 - Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.
b. Borçluların savunmaları
MADDE 164 - Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def'i ve itirazları ileri sürebilir.
Müteselsil borçlulardan biri ortak def'i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur.
c. Borçluların bireysel davranışı
MADDE 165 - Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz.
2. Borcun sona ermesi
MADDE 166 - Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.
Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.
III. İç ilişki
1. Paylaşım
MADDE 167 - Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.
2. Alacaklıya halef olma
MADDE 168 - Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.
B. Müteselsil alacaklılık
MADDE 169 - Müteselsil alacaklılık, borçlunun, alacaklılardan her birine borcun tamamını isteme hakkını tanıdığı veya kanunun belirlediği durumlarda doğar.
Borçlu, alacaklılardan birine yaptığı ifayla, bütün alacaklılara karşı borcundan kurtulmuş olur.
Alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurmuş olduğu kendisine bildirilmedikçe, borçlu onlardan dilediği birine ifada bulunabilir.
Aksi kararlaştırılmadıkça veya alacaklılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, alacaklılardan her birinin edim üzerindeki hakları eşittir.
Kendisine düşen paydan fazlasını elde eden alacaklı, bu fazlalığı payını alamamış olan diğer alacaklılara ödemekle yükümlüdür.
İKİNCİ AYIRIM: Koşullar
A. Geciktirici koşul
I. Genel olarak
MADDE 170 - Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur.
Aksi kararlaştırılmamışsa, geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder.
II. Koşulun askıda olduğu sıradaki durum
MADDE 171 - Koşul gerçekleşinceye kadar borçlu, borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür.
Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, alacağı koşula bağlı olmayan alacaklıların haklarını korumak üzere başvurabilecekleri önlemleri alabilir.
Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur.
III. Koşul gerçekleşinceye kadar elde edilen yararlar
MADDE 172 - Borcun konusunu oluşturan şey, koşulun gerçekleşmesinden önce kendisine verilen alacaklı, koşul gerçekleşirse, koşulun gerçekleşmesine kadar elde ettiği yararların sahibi olur.
Koşul gerçekleşmezse alacaklı, elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür.
B. Bozucu koşul
MADDE 173 - Sona ermesi önceden gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılan sözleşme, bozucu koşula bağlanmış olur.
Bozucu koşula bağlanmış sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalkar.
Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme, geçmişe etkili olmaz.
C. Ortak hükümler
I. Koşulun gerçekleşmesi
MADDE 174 - Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gerekli bir davranış değilse, o tarafın ölümü halinde mirasçısı onun yerine geçebilir.
II. Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme
MADDE 175 - Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.
Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.
III. Yasak koşullar
MADDE 176 - Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma veya yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa, bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Bağlanma Parası, Cayma Parası ve Ceza Koşulu
A. Bağlanma parası
MADDE 177 - Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır.
Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.
B. Cayma parası
MADDE 178 - Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.
C. Ceza koşulu
I. Alacaklının hakları
1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi
MADDE 179 - Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.
2. Ceza ile zarar arasındaki ilişki
MADDE 180 - Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.
Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.
3. Kısmi ifanın yanması
MADDE 181 - Ceza koşuluna ilişkin hükümler, dönme durumunda ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır.
Taksitle satışa ilişkin hükümler saklıdır.
II. Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi
MADDE 182 - Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.
Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.
BEŞİNCİ BÖLÜM: Borç İlişkilerinde Taraf Değişiklikleri
BİRİNCİ AYIRIM: Alacağın Devri
A. Koşulları
I. İradi devir
1. Genel olarak
MADDE 183 - Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.
2. Şekli
MADDE 184 - Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.
II. Yasal veya yargısal devir ve etkisi
MADDE 185 - Alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
B. Devrin hükümleri
I. Borçlunun durumu
1. İyiniyetle yapılan ifa
MADDE 186 - Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.
2. İfadan kaçınma ve tevdi
MADDE 187 - Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hakim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur.
Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği halde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.
Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.
3. Borçluya ait savunmalar
MADDE 188 - Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.
Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.
II. Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi
MADDE 189 - Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.
Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
III. Senet ve belgelerin teslimi ve bilgi verilmesi
MADDE 190 - Devreden, devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür.
IV. Garanti
1. Genel olarak
MADDE 191 - Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.
Alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
2. İfaya yönelik devir
MADDE 192 - Alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı, kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.
3. Sorumluluğun kapsamı
MADDE 193 - Devralan garanti ile yükümlü olan devredenden aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini.
2. Devrin sebep olduğu giderleri.
3. Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri.
4. Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını.
C. Özel hükümlerin saklılığı
MADDE 194 - Bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümler saklıdır.
İKİNCİ AYIRIM: Borcun Üstlenilmesi
A. İç üstlenme sözleşmesi
MADDE 195 - Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur.
Borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmedikçe, diğer taraftan yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemez.
Borçlu, borcundan kurtarılmamışsa, diğer taraftan güvence isteyebilir.
B. Dış üstlenme sözleşmesi
I. Öneri ve kabul
MADDE 196 - Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur.
İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.
Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.
II. Önerinin bağlayıcılığı
MADDE 197 - Borcun üstlenilmesine ilişkin öneri alacaklı tarafından her zaman kabul edilebilir. Ancak, üstlenen veya önceki borçlu, kabul için bir süre koyabilir. Alacaklı bu sürenin bitimine kadar susarsa, öneri reddedilmiş sayılır.
Önerinin alacaklı tarafından kabul edilmesinden önce yeni bir iç üstlenme sözleşmesi yapılır ve bu ikinci üstlenmeye ilişkin olarak alacaklıya öneride bulunulursa, ilk öneride bulunan, önerisi ile bağlı olmaktan kurtulur.
C. Borçlunun değişmesinin sonuçları
I. Bağlı hak ve borçlar
MADDE 198 - Borçlu değişmiş olsa bile, alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı hakları saklı kalır.
Bununla birlikte borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri halinde devam eder.
II. Savunmalar
MADDE 199 - Üstlenilen borca ilişkin savunmaları ileri sürme hakkı, yeni borçluya geçer.
Dış üstlenme sözleşmesinden aksi anlaşılmadıkça yeni borçlu, alacaklıya karşı önceki borçlunun ileri sürebileceği kişisel savunmalarda bulunamaz.
Yeni borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden kaynaklanan savunmaları alacaklıya karşı ileri süremez.
D. Sözleşmenin hükümsüzlüğü
MADDE 200 - Dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz hale gelirse, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür.
Bundan başka, borcu üstlenen üstlenme sözleşmesinin hükümsüz hale gelmesinde ve alacaklının zarara uğramasında kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklı, önceden sağlanmış güvenceyi yitirmesi yüzünden veya başka herhangi bir sebeple uğradığı zararın giderilmesini üstlenenden isteyebilir.
E. Borca katılma
MADDE 201 - Borca katılma, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşmedir.
Borca katılan ile borçlu, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
F. Malvarlığının veya işletmenin devralınması
MADDE 202 - Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.
Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.
Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.
Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.
G. İşletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi
MADDE 203 - Bir işletme, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilirse, her iki işletmenin alacaklıları, bir malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup, bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilirler.
Bir tek kişiye ait olup da, kollektif veya komandit ortaklık haline dönüştürülen bir işletmenin borçları hakkında da aynı hüküm uygulanır.
H. Özel hükümlerin saklılığı
MADDE 204 - Mirasın paylaşılması ve rehinli taşınmazların devri konusundaki borcun üstlenilmesine ilişkin özel hükümler saklıdır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma
A. Sözleşmenin devri
MADDE 205 - Sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır.
Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da, sözleşmenin devri hükümlerine tabidir.
Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.
Kanundan doğan halefiyet halleri ile diğer özel hükümler saklıdır.
B. Sözleşmeye katılma
MADDE 206 - Sözleşmeye katılma, mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere, katılan ile bu sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte, onun hak ve borçlarına sahip olması sonucunu doğuran bir anlaşmadır.
Anlaşmada aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı taraf, sözleşmenin diğer tarafına karşı müteselsilen alacaklı ve borçlu olurlar.
Sözleşmeye katılmanın geçerliliği, katılma konusu sözleşmenin şekline bağlıdır.
İKİNCİ KISIM: Özel Borç İlişkileri
BİRİNCİ BÖLÜM: Satış Sözleşmesi
BİRİNCİ AYIRIM: Genel Hükümler
A. Tanımı ve hükümleri
MADDE 207 - Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.
B. Yarar ve hasar
MADDE 208 - Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık haller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir.
Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.
Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer.
İKİNCİ AYIRIM: Taşınır Satışı
A. Konusu
MADDE 209 - Taşınır satışı, Türk Medeni Kanunu uyarınca taşınmaz sayılanlar dışında kalan ve diğer kanunlarda taşınır olarak belirtilen şeylerin satışıdır.
Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır.
B. Satıcının borçları
I. Zilyetliğin devri
1. Kural
MADDE 210 - Satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.
2. Devir ve taşıma giderleri
MADDE 211 - Aksine sözleşme veya adet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir.
Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma giderlerini üstlenmiş sayılır.
Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş olan tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz.
3. Satıcının temerrüdü
a. Kural ve ayrık durum
MADDE 212 - Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır.
Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.
Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.
b. Giderim borcu ve kapsamı
MADDE 213 - Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
II. Zapttan sorumluluk
1. Konusu
MADDE 214 - Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur.
Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz.
Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
2. Yargılama usulü
a. Davanın bildirimi
MADDE 215 - Satılanın elinden alınması tehlikesi ile karşılaşan alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiği zaman satıcı, durumun gereğine göre ve yargılama usulü uyarınca ya alıcının yanında davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek üçüncü kişiye karşı davayı takip etmek ve savunmak zorundadır.
Bildirme, davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcının aleyhinde verilen hüküm, onun ağır kusuru yüzünden verildiği ispat edilmedikçe, satıcı için de sonuç doğurur.
Dava, kendisine yüklenilemeyen sebeplerden dolayı satıcıya bildirilmemişse satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.
b. Mahkeme kararı olmaksızın satılanı verme
MADDE 216 - Satıcının zapttan sorumluluğu aşağıdaki hallerde devam eder:
1. Alıcı, bir mahkeme kararı beklemeksizin üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak tanımış ve satılanı ona vermişse.
2. Alıcı, üçüncü kişinin kendisine karşı dava açmasını beklemeden, satıcıyı satılan üzerindeki hak iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava yoluyla çözümlemesi, aksi takdirde tahkim yoluna başvuracağı konusunda gecikmeksizin uyarmış ve bundan sonuç alamadığı için tahkim yoluna başvurmuşsa.
Satıcının sorumluluğu, alıcının satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispat etmesi durumunda da devam eder.
3. Alıcının hakları
a. Tam zapt halinde
MADDE 217 - Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini.
2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri.
3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri.
4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.
b. Kısmi zapt halinde
MADDE 218 - Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.
Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hakimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir. Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
III. Ayıptan sorumluluk
1. Konusu
a. Genel olarak
MADDE 219 - Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
b. Hayvan satışında
MADDE 220 - Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olmaz.
2. Sorumsuzluk anlaşması
MADDE 221 - Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
3. Alıcının bildiği ayıplar
MADDE 222 - Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir.
Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.
4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme
a. Genel olarak
MADDE 223 - Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
b. Hayvan satışında
MADDE 224 - Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı, ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün içinde kendisine bildirilmesi ve ayrıca, hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makamdan istenmesi halinde sorumlu olur.
5. Satıcının ağır kusurunun sonuçları
MADDE 225 - Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.
Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.
6. Satılanın başka yerden gönderilmesi
MADDE 226 - Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez.
Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur.
7. Alıcının seçimlik hakları
a. Genel olarak
MADDE 227 - Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması
MADDE 228 - Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik halden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür.
Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.
8. Dönmenin sonuçları
a. Genel olarak
MADDE 229 - Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
b. Birden çok mal satışında
MADDE 230 - Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkan yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.
9. Zamanaşımı
MADDE 231 - Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
C. Alıcının borçları
I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması
MADDE 232 - Alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür.
Aksine yerel adet veya anlaşma yoksa, satılanın hemen devralınması gereklidir.
II. Satış bedelinin belirlenmesi
MADDE 233 - Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.
Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa, darası indirilir.
Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır.
III. Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi
MADDE 234 - Aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur.
Faiz istenebileceği konusunda bir teamül varsa veya alıcı maldan ürün ya da diğer verimler elde etme imkanına sahip ise ya da belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın satış bedeline faiz istenebilir.
IV. Alıcının temerrüdü
1. Satıcının dönme hakkı
MADDE 235 - Satılanın, ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı, herhangi bir işlem gerekmeksizin satıştan dönebilir.
Bu hakkını kullanmak isteyen satıcı, durumu gecikmeksizin alıcıya bildirmek zorundadır.
Satılanın zilyetliği satış bedeli ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri alması, bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına bağlıdır.
2. Zararın hesaplanması ve giderimi
MADDE 236 - Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Taşınmaz Satışı ve Satış İlişkisi Doğuran Haklar
A. Şekil
MADDE 237 - Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.
Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
B. Satış ilişkisi doğuran haklar
I. Süresi ve şerhi
MADDE 238 - Önalım, geri alım ve alım hakları en çok on yıllık süre için kararlaştırılabilir ve kanunlarda belirlenen süreyle tapu siciline şerh edilebilir.
II. Devredilmesi ve miras yoluyla geçmesi
MADDE 239 - Aksine anlaşma olmadıkça, sözleşmeden doğan önalım, alım ve geri alım hakları devredilemez, ancak miras yoluyla geçer.
Bu hakların devredilebileceği sözleşmeyle kararlaştırılmışsa, devir işlemi hakkın kurulması için öngörülen şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
III. Önalım hakkı
1. İleri sürülmesi
MADDE 240 - Önalım hakkı, taşınmazın satışı ya da ekonomik bakımdan satışa eşdeğer her türlü işlemin yapılması hallerinde kullanılabilir.
Taşınmazın, mirasın paylaşımında mirasçılardan birine özgülenmesi, cebri artırma yoluyla satışı ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi ve bunlara benzer amaçlarla edinilmesi hallerinde önalım hakkı kullanılamaz.
2. Koşulları ve hükümleri
MADDE 241 - Satıcı veya alıcı, satış sözleşmesinin yapıldığını ve içeriğini önalım hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirmek zorundadır.
Önalım hakkı kullanıldıktan sonra satış sözleşmesi ortadan kaldırılırsa ya da alıcının şahsından kaynaklanan sebeplerle onaylanmazsa, bu durum önalım hakkı sahibine karşı ileri sürülemez.
Önalım hakkını kuran sözleşmede aksi öngörülmemişse, önalım hakkı sahibi taşınmazı, satıcının üçüncü kişiyle kararlaştırdığı satışa ilişkin koşullarla kazanır.
Ekonomik bakımdan satışa eşdeğer işlemlerde de yukarıdaki hükümler uygulanır.
3. Kullanılması ve hükümleri
MADDE 242 - Sözleşmeden doğan önalım hakkını kullanmak isteyen hak sahibi, bu hak şerhedilmiş ve taşınmazın mülkiyeti alıcı adına tescil edilmişse alıcıya; aksi takdirde satıcıya karşı, satışın veya ekonomik bakımdan satışa eşdeğer başka bir işlemin kendisine bildirildiği tarihten başlayarak üç ay ve her halde satışın yapılmasından başlayarak iki yıl içinde dava açmak zorundadır.
C. Taşınmaz satışı
I. Koşullu satış ve mülkiyetin saklı tutulması
MADDE 243 - Bir taşınmazın koşula bağlı satışında, koşul gerçekleşmedikçe tapu siciline tescil yapılamaz.
Taşınmaz satışında mülkiyeti saklı tutma koşulu da tescil edilemez.
II. Sorumluluk
MADDE 244 - Aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz, satış sözleşmesinde yazılı yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı, eksiği için alıcıya tazminat ödemekle yükümlüdür.
Satılan taşınmaz, resmi bir ölçüme dayanılarak tapu siciline yazılmış olan yüzölçümü tutarını içermiyorsa satıcı, özellikle üstlenmiş olmadıkça tazminat ile yükümlü değildir.
Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın ve satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
III. Yarar ve hasar
MADDE 245 - Satılanın tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle bir süre belirlenmişse, onun yarar ve hasarı, alıcıya teslimle geçer. Bu hüküm, alıcının satılanı teslim almada temerrüde düşmesi durumunda da uygulanır.
Bu sözleşmenin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
IV. Taşınır satışına ilişkin kuralların uygulanması
MADDE 246 - Taşınır satışına ilişkin kurallar, kıyas yoluyla taşınmaz satışında da uygulanır.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM: Bazı Satış Türleri
A. Örnek üzerine satış
I. Tanımı
MADDE 247 - Örnek üzerine satış, tarafların sözleşmenin konusu olan malın alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe ya da tespit ettikleri bir mala uygun olması üzerinde anlaşmalarıyla yapılan satıştır.
II. İspat yükü
MADDE 248 - Örnek üzerine satışta kendisine örnek verilen taraf, elindeki örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispat yükü altında olmayıp, örneğin biçimi değişmiş olsa bile, bu değişiklik gözden geçirmenin zorunlu bir sonucu ise, alıcının iddiası doğru sayılır. Ancak, karşı tarafın her halde bunun aksini ispat hakkı vardır.
Örnek, alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa, kusuru olmasa bile, satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer.
B. Beğenme koşuluyla satış
I. Tanımı
MADDE 249 - Beğenme koşuluyla satış, alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluyla yapılan satıştır.
II. Hükümleri
MADDE 250 -
III. Deneme veya gözden geçirme
1. Satıcının yanında
MADDE 251
2. Alıcının yanında
MADDE 252 -
C. Kısmi ödemeli satışlar
I. Taksitle satış
1. Tanımı, şekli ve içeriği
MADDE 253
2. Yasal temsilcinin rızası
MADDE 254
3. Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması
MADDE 255
4. Tarafların hak ve borçları
a. Peşinatı ödeme borcu ve sözleşmenin süresi
MADDE 256
……
MADDE 344 –
…….
MADDE 407
3. İşgörme ediminin ifasının engellenmesi halinde ücret
a. İşverenin temerrüdü halinde
MADDE 408
b. İşçinin çalışmayı durdurması halinde
MADDE 409
4. Ücret alacağının haczi, devri ve rehnedilmesi
MADDE 410
5. Parça başına veya götürü iş
a. İş verme
MADDE 411
b. Birim ücreti
MADDE 412
II. İş araç ve malzemeleri
MADDE 413
III. Giderler
1. Genel olarak
MADDE 414
2. Taşıma araçları
MADDE 415
3. Giderlerin ödenmesi
MADDE 416
IV. İşçinin kişiliğinin korunması
1. Genel olarak
MADDE 417
2. Ev düzeni içinde çalışmada
MADDE 418 -
3. Kişisel verilerin kullanılmasında
MADDE 419 -
V. Ceza koşulu ve ibra
MADDE 420
VI. Tatil ve izinler
1. Hafta tatili ve iş arama izni
MADDE 421
2. Yıllık izin
a. Süresi
MADDE 422
b. İndirimi
MADDE 423
c. Kullanılması
MADDE 424
d. Ücreti
MADDE 425
VII. Hizmet belgesi
MADDE 426
E. Sınai ve fikri mülkiyet hakkı
MADDE 427
F. Hizmet ilişkisinin devri
I. İşyerinin tamamının veya bir bölümünün devri
MADDE 428
II. Sözleşmenin devri
MADDE 429 -
G. Sözleşmenin sona ermesi
I. Belirli süreli sözleşmede
MADDE 430 -
II. Belirsiz süreli sözleşmede
1. Genel olarak fesih hakkı
MADDE 431
2. Fesih bildirim süresi
a. Genel olarak
MADDE 432 -
b. Deneme süresi içinde
MADDE 433
İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.
III. Feshe karşı koruma
MADDE 434 -
IV. Derhal fesih
1. Koşulları
a. Haklı sebepler
MADDE 435 -
b. İşverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi
MADDE 436
2. Sonuçları
a. Haklı sebeple fesihte
MADDE 437
b. Haklı sebebe dayanmayan fesihte
MADDE 438 -
c. İşçinin haksız olarak işe başlamaması veya işi bırakması
MADDE 439
V. İşçinin veya işverenin ölümü
1. İşçinin ölümü
MADDE 440 -
2. İşverenin ölümü
MADDE 441 -
VI. Sözleşmenin sona ermesinin sonuçları
1. Borçların muaccel olması
MADDE 442 -
2. Geri verme yükümlülüğü
MADDE 443 -
Tarafların hapis hakları saklıdır.
VII. Rekabet yasağı
1. Koşulları
MADDE 444 -
2. Sınırlandırılması
MADDE 445
3. Aykırı davranışların sonuçları
MADDE 446
4. Sona ermesi
MADDE 447 -
İKİNCİ AYIRIM: Pazarlamacılık Sözleşmesi
A. Tanımı ve kurulması
I. Tanımı
MADDE 448 -
II. Kurulması
MADDE 449 -
B. Pazarlamacının yükümlülük ve yetkileri
I. Yükümlülükleri
MADDE 450 -
II. Garanti
MADDE 451 -
III. Yetkileri
MADDE 452
C. İşverenin özel yükümlülükleri
I. Faaliyet alanı
MADDE 453 -
II. Ücret
1. Genel olarak
MADDE 454 -
2. Komisyon
MADDE 455 -
3. Pazarlama faaliyetinin engellenmesi
MADDE 456 -
III. Harcamalar
MADDE 457
IV. Hapis hakkı
MADDE 458
D. Sona ermesi
I. Özel fesih süresi
MADDE 459 -
II. Özel sonuçlar
MADDE 460
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Evde Hizmet Sözleşmesi
A. Tanımı ve çalışma koşulları
I. Tanımı
MADDE 461 -
II. Çalışma koşullarının bildirilmesi
MADDE 462
III. İşçinin özel borçları
1. İşin yapılması
MADDE 463 -
2. Malzeme ve iş araçları
MADDE 464 -
IV. İşverenin özel borçları
1. Ürünün kabulü
MADDE 465
2. Ücret
a. Ödenmesi
MADDE 466 -
b. Çalışmanın engellenmesi halinde
MADDE 467 -
V. Sona ermesi
MADDE 468
B. Genel hükümlerin uygulanması
MADDE 469 -
YEDİNCİ BÖLÜM: Eser Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 470 -
B. Hükümleri
I. Yüklenicinin borçları
1. Genel olarak
MADDE 471 -
2. Malzeme bakımından
MADDE 472
3. İşe başlama ve yürütme
MADDE 473 -
4. Ayıp sebebiyle sorumluluk
a. Ayıbın belirlenmesi
MADDE 474
b. İşsahibinin seçimlik hakları
MADDE 475 -
c. İşsahibinin sorumluluğu
MADDE 476 -
d. Eserin kabulü
MADDE 477 -
e. Zamanaşımı
MADDE 478 -
II. İşsahibinin borçları
1. Bedelin muacceliyeti
MADDE 479 -
2. Bedel
a. Götürü bedel
MADDE 480 -
b. Değere göre bedel
MADDE 481 -
C. Sözleşmenin sona ermesi
I. Yaklaşık bedelin aşılması
MADDE 482 -
II. Eserin yok olması
MADDE 483 -
III. Tazminat karşılığı fesih
MADDE 484 -
IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkansızlaşması
MADDE 485
V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi
MADDE 486
SEKİZİNCİ BÖLÜM: Yayım Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 487 -
B. Şekli
MADDE 488
C. Hükümleri
I. Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk
MADDE 489
II. Yayımlatanın tasarruf hakkı
MADDE 490
III. Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi
MADDE 491
IV. Çoğaltma ve dağıtım
MADDE 492
V. Düzeltme ve iyileştirme
MADDE 493
VI. Birarada basım ve ayrı ayrı yayım
MADDE 494 -
VII. Çeviri hakkı
MADDE 495
VIII. Bedel isteme hakkı
1. Bedelin belirlenmesi
MADDE 496
2. Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı
MADDE 497
D. Sona ermesi
I. Eserin yok olması
MADDE 498 -
II. Basılanın yok olması
MADDE 499
III. Kişisel sebeplerle sona ermesi
MADDE 500
E. Sipariş üzerine yayım sözleşmesi
MADDE 501
DOKUZUNCU BÖLÜM: Vekalet İlişkileri
BİRİNCİ AYIRIM: Vekalet Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 502
B. Kurulması
MADDE 503
C. Hükümleri
I. Vekaletin kapsamı
MADDE 504
II. Vekilin borçları
1. Talimata uygun ifa
MADDE 505
2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme
a. Genel olarak
MADDE 506
b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi halinde
MADDE 507
3. Hesap verme
MADDE 508
4. Edinilen hakların vekalet verene geçişi
MADDE 509 -
III. Vekalet verenin borçları
MADDE 510 -
IV. Birlikte vekalet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu
MADDE 511 -
D. Sona ermesi
I. Sebepleri
1. Tek taraflı sona erdirme
MADDE 512
2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas
MADDE 513 -
II. Hükümleri
MADDE 514 -
A. Kredi mektubu
MADDE 515 -
B. Kredi emri
I. Tanımı ve şekli
MADDE 516
II. Kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliği
MADDE 517
III. Kredi emri verilenin önel vermesi
MADDE 518
IV. Taraflar arasındaki ilişki
MADDE 519 -
ÜÇÜNCÜ AYIRIM: Simsarlık Sözleşmesi
A. Tanımı ve şekli
MADDE 520 -
B. Ücret
I. Hak etme zamanı
MADDE 521 -
II. Ücretin belirlenmesi
MADDE 522
III. Simsarın haklarını kaybetmesi
MADDE 523
IV. Evlenme simsarlığı
MADDE 524
V. Ücretten indirim
MADDE 525
ONUNCU BÖLÜM: Vekaletsiz İşgörme
A. İşgörenin hak ve borçları
I. İşin görülmesi
MADDE 526
II. Sorumluluk
MADDE 527 -
III. İşgörenin ehliyetsizliği
MADDE 528
B. İşsahibinin hak ve borçları
I. İşin işsahibinin menfaatine yapılması halinde
MADDE 529 -
II. İşin işgörenin menfaatine yapılması halinde
MADDE 530
III. İşin işsahibi tarafından uygun bulunması halinde
MADDE 531 - İşsahibi yapılan işi uygun bulmuşsa, vekalet hükümleri uygulanır.
ONBİRİNCİ BÖLÜM: Komisyon Sözleşmesi
A. Alım veya satım komisyonculuğu
I. Tanımı
MADDE 532
Bu bölümdeki hükümler saklı kalmak üzere, komisyon sözleşmelerine vekalet hükümleri uygulanır.
II. Komisyoncunun borçları
1. Bildirme ve sigortalama borcu
MADDE 533 -
2. Özen borcu
MADDE 534 -
3. Vekalet verenin belirlediği bedel
MADDE 535
4. Veresiye satma ve teslim almadan ödeme
MADDE 536
5. Komisyoncunun garantisi
MADDE 537
III. Komisyoncunun hakları
1. Ödediği paralar ve yaptığı giderler
MADDE 538
2. Komisyon ücreti
a. İsteme hakkı
MADDE 539
MADDE 540
3. Hapis hakkı
MADDE 541 - Komisyoncunun, sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal üzerinde hapis hakkı vardır.
4. Malın açık artırmayla satılması
MADDE 542
5. Komisyoncunun kendisiyle işlem yapması
a. Bedel ve ücret
MADDE 543 -
b. İşlemi kendisiyle yapmış sayılma
MADDE 544
c. İşlemi kendisiyle yapma hakkının düşmesi
MADDE 545
B. Diğer komisyon işleri
MADDE 546
ONİKİNCİ BÖLÜM: Ticari Temsilciler, Ticari Vekiller ve Diğer Tacir Yardımcıları
A. Ticari temsilci
I. Tanımı ve yetki verilmesi
MADDE 547 -
.
II. Temsil yetkisinin kapsamı
MADDE 548 -
III. Temsil yetkisinin sınırlandırılması
MADDE 549 -
MADDE 550 -
B. Ticari vekil
MADDE 551
C. Diğer tacir yardımcıları
MADDE 552
D. Rekabet yasağı
MADDE 553
E. Ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerinin sona ermesi
MADDE 554
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Havale
A. Tanımı
MADDE 555
B. Hükümleri
I. Havale eden ile havale alıcısı arasındaki ilişki
MADDE 556
II. Havale ödeyicisinin borcu
MADDE 557
C. Geri alma
MADDE 559 -
D. Kıymetli evrak konusunda havale
MADDE 560
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM: Saklama Sözleşmeleri
A. Genel saklama sözleşmesi
I. Tanımı
MADDE 561
II. Saklatanın borçları
MADDE 562
III. Saklayanın borçları
1. Kullanım yasağı
MADDE 563
2. Geri verme
a. Genel olarak
MADDE 564
b. Özel durumlar
MADDE 565
c. Geri verme yeri
MADDE 566
3. Saklayanların sorumluluğu
MADDE 567
4. Üçüncü kişilerin iddiaları
MADDE 568
IV. Güvenilirkişiye bırakma
MADDE 569 -
B. Misli şeylerin saklanması
MADDE 570 -
C. Ardiyeciye bırakma
I. Senet çıkarma
MADDE 571 -
III. Bırakılan şeylerin karışması
MADDE 573 -
IV. Ardiyecinin hakları
MADDE 574
V. Malların geri verilmesi
MADDE 575
D. Konaklama yeri, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlere bırakma
I. Konaklama yeri işletenlerin sorumluluğu
1. Koşulları ve kapsamı
MADDE 576
2. Kıymetli eşya
MADDE 577
3. Sorumluluğun kalkması
MADDE 578
II. Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu
MADDE 579
III. Hapis hakkı
MADDE 580
ONBEŞİNCİ BÖLÜM: Kefalet Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 581
B. Koşulları
I. Asıl borç
MADDE 582
II. Şekil
MADDE 583
III. Eşin rızası
MADDE 584
C. İçeriği
I. Türlerine göre
1. Adi kefalet
MADDE 585 -
2. Müteselsil kefalet
MADDE 586
3. Birlikte kefalet
MADDE 587
4. Kefile kefil ve rücua kefil
MADDE 588 -
II. Ortak hükümler
1. Kefil ile alacaklı arasındaki ilişki
a. Sorumluluğun kapsamı
MADDE 589
b. Kefilin takibi
MADDE 590
c. Def'iler
MADDE 591 -
d. Özen gösterme, rehin ve borç senetlerinin teslimi
MADDE 592
e. Ödemenin kabulünü isteme
MADDE 593
f. Bildirim, iflasta ve konkordatoda kayıt
MADDE 594
2. Kefil ile borçlu arasındaki ilişki
a. Güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkı
MADDE 595:
b. Kefilin rücu hakkı
MADDE 596
c. Kefilin bildirim yükü
MADDE 597
D. Sona ermesi
I. Kanun gereğince
MADDE 598
II. Kefaletten dönme
MADDE 599
III. Süreli kefalette
MADDE 600
IV. Süreli olmayan kefalette
MADDE 601
V. Çalışanlara kefalette
MADDE 602.
E. Uygulama alanı
MADDE 603
ONALTINCI BÖLÜM: Kumar ve Bahis
A. Alacağın dava ve takip edilememesi
MADDE 604
B. Borç senedi verme ve isteyerek ödeme
MADDE 605
C. Piyango ve diğer şans oyunları
MADDE 606
ONYEDİNCİ BÖLÜM: Ömür Boyu Gelir ve Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmeleri
BİRİNCİ AYIRIM: Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 607 -
B. Şekli
MADDE 608
C. Gelir alacaklısının hakları
I. Hakkın kullanılması
MADDE 609
II. Devredilebilmesi
MADDE 610
İKİNCİ AYIRIM: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 611
B. Şekli
MADDE 612
C. Güvencesi
MADDE 613
D. Konusu
MADDE 614
E. İptali ve tenkisi
MADDE 615
F. Sona ermesi
I. Önel verilerek fesih
MADDE 616
II. Önel verilmeksizin fesih
MADDE 617
III. Bakım borçlusunun ölümü
MADDE 618
G. Devredilemezlik, iflas ve haciz halinde istem
MADDE 619
ONSEKİZİNCİ BÖLÜM: Adi Ortaklık Sözleşmesi
A. Tanımı
MADDE 620
B. Ortaklar arasındaki ilişki
I. Katılım payı
MADDE 621
II. Kazanç ve zarar
1. Kazancın paylaşılması
MADDE 622
2. Kazanç ve zarara katılma
MADDE 623
III. Ortaklığın kararları
MADDE 624
IV. Ortaklığın yönetimi
MADDE 625
V. Ortaklar arasındaki sorumluluk
1. Rekabet yasağı
MADDE 626
MADDE 627
3. Özen borcu
MADDE 628
VI. Yönetim yetkisinin kaldırılması ve sınırlanması
MADDE 629
VII. Yönetici ortaklar ile diğer ortaklar arasındaki ilişki
1. Genel olarak
MADDE 630
2. Ortaklık işlerini inceleme
MADDE 631
VIII. Ortaklar arasındaki ve ortaklık yapısındaki değişiklikler
1. Yeni ortak alımı ve alt katılım
MADDE 632
2. Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma
a. Genel olarak
MADDE 633
b. Ortaklık payının tasfiyesi
MADDE 634
c. Malvarlığının yetersizliği
MADDE 635
d. Tamamlanmamış işler
MADDE 636
C. Ortakların üçüncü kişilerle ilişkisi
I. Temsil
MADDE 637
II. Temsilin sonuçları
MADDE 638
D. Ortaklığın sona ermesi
I. Sona erme sebepleri
1. Genel olarak
MADDE 639 -
MADDE 640
II. Sona ermenin ortaklığın yönetimine etkisi
MADDE
III. Tasfiye
1. Katılım payı için yapılacak işlem
MADDE 642
2. Kazanç ve zararın paylaşımı
MADDE 643
3. Tasfiye usulü
MADDE 644
IV. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk
MADDE 645
Türk Medeni Kanunu ile ilişkisi
MADDE 646
Yürürlükten kaldırılan Kanun
MADDE 647